TÖVBE - İSTİĞFAR

 

Pişmanlığın fazileti

Büyük bir günah işleyenin, artık Allah beni affetmez diye düşünmesi doğru mu?

CEVAP

Çok yanlıştır. İnsan ne kadar büyük günah işlerse işlesin, Allahü teâlânın rahmetinden ümidini kesmemelidir. Bir günah işleyince, hemen tövbe etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Eskiden bir kimse 99 adam öldürür, sonra pişman olur. Bir rahibe gidip sorar:

- Benim tövbem kabul olur mu?

 Rahip der ki:

- Hayır tövben kabul olmaz.

 Adam bunu da öldürür. Sonra büyük bir âlimi bulur. Ona da durumu anlatıp sorar:

- Tövbem kabul edilir mi?

Âlim der ki:  

Elbette her günahın tövbesi vardır. Ancak ülkene gitme, orada kötü insanlar var. Bunu, iyi insanların bulunduğu başka bir yere gönderir. Adam giderken yolda ölür. Azap melekleri ile rahmet melekleri gelir. Ölüyü almak isterler. Başka bir meleği hakem tayin ederler. Bu melek de o kimsenin, çıkış yeri ile gideceği köy arasını ölçer. İyi insanların bulunduğu yere bir karış yakın olduğu için ölüyü rahmet meleklerine verir. Allahü teâlâ, iyi insanların bulunduğu köyü yakınlaştırdığından melekler orayı daha yakın bulurlar. Böylece ölü mağfiret olur.) [Buhari]

 

İnsan, ne kadar büyük günah işlerse işlesin, pişman olur ve bir daha aynı günahı işlemezse, günahı affolur. İşlediği günahları kimseye söylemezse, ahirette o günahlar açıklanmaz. Hiç kimseye bir şey söylemeden, "Günahlarıma tövbe ettim. Bir daha işlememeye karar verdim. Ya Rabbi, günahlarımı affet" demek kâfidir. Namazları hiçbir zaman aksatmamalıdır!

Cenab-ı Hak, tövbe edilen her günahı affeder. Bir kâfir, küfrüne tövbe ederse, mümin olur, bütün yaptıkları affolur. Bir mümin de, her büyük günahtan daha büyük günah olan Allaha şirk koşarak kâfir olsa, sonra pişman olup tövbe etse Allahü teâlâ yine affeder. Âyet-i kerime meali:

(Ey günahta haddi aşanlar, Allahın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları affeder. O, gafururrahimdir, affı, merhameti çoktur.) [Zümer 53]

 

 

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Günahına tövbe eden, günah işlememiş gibi olur.) [İbni Mace]

(Hak teâlâ buyurdu ki, kulumun, günahı göklere kadar yükselse, benden ümit kesmeyip, af dilerse affederim.) [Tirmizi]

 

 

Nasuh tövbesi

Nasuh tövbesi nedir?

CEVAP

Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:

(Allaha tövbe-i nasuh yapınız!) [Tahrim 8]

Nasuh kelimesine 23 mana verilmiştir. Bunlardan en meşhuru günahlara pişman olup, dili ile istiğfar etmek ve bir daha işlememeye karar vermektir. Peygamber efendimiz, tövbeden bahsedince, nasuh tövbesinin ne olduğunu soran Hz. Muaz bin Cebele buyurdu ki:

(Tövbe-i nasuh, günahkârın işlediği günahtan pişman olması, Allahtan mağfiret dilemesi, bir daha öyle bir günah işlememesi demektir.) [Beyheki]

 

Tövbe etmenin önemi

İnsanlık hali bir günah işleyince ne yapmak gerekir?

CEVAP

Günah işleyince, hemen [kalp ile] tövbe ve [dil ile] istiğfar etmelidir! Kalbe gelen her sıkıntı ve karartı; tövbe, istiğfar ve pişmanlık ile ve Allahü teâlâya sığınarak kolayca giderilebilir. Fakat, bu alçak dünya için gelen karartı, leke, kalbi büsbütün karartır. Bunu temizlemek çok güç olur. (Dünyaya düşkün olmak, günahların başıdır) hadis-i şerifi bunu göstermektedir.

 

Günah işleyen biri, pişman olur, abdest alıp namaz kılar ve günahı için istiğfar ederse, Allahü teâlâ, o günahı elbette affeder.

M. Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki: Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak çok faydalıdır. Çok tecrübe edilmiştir. Beyheki’nin bildirdiği hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. (c.2, m.80)

 

İstiğfar, insanı her murada, afiyete kavuşturur. Şifa için; tövbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52, Fevaid-i Osmaniyye)

 

İstiğfar nedir?

İstiğfar, günahın affını istemek, Estağfirullah demektir. Estağfirullah, günahlarımı affet Allahım, demektir. İstiğfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır. Mesela Kur'an-ı kerim okumak, sadaka vermek ve diğer hayır hasenatta bulunmaktır. Tövbe, haram işledikten sonra, pişman olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azmetmek, karar vermektir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Tövbe, günahtan sonra o günahı bir daha yapmamaktır.) [İ.Ahmed]

 (Günah kalpte bir iz bırakır, tövbe ve istiğfar edilince, o leke kaybolur, kalp cilalanır.) [Tirmizi]

(Kıyamette, amel defterinde çok istiğfar bulunana müjdeler olsun!) [Beyheki]

Günahtan hemen sonra tövbe etmek farzdır. Tövbeyi geciktirmek de büyük günahtır. Bunun için de, ayrıca tövbe etmek gerekir.

 

Hz. Huzeyfe, çoluk çocuğunu idarede çok üzülürdü. Halini arz edince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Ey Huzeyfe, neden istiğfar etmiyorsun? Ben günde yüz defa istiğfar ederim.) [Nesai]

 

Hasan-ı Basri hazretlerine birisi kıtlıktan şikayet etti. Başka birisi fakirlikten, diğer birisi de çocuğunun olmadığından şikayette bulundu. Hepsine de istiğfar etmesini tavsiye etti. Daha başka insanlar da çeşitli konularda sual ettiler. Onlara da istiğfar etmelerini tavsiye etti. Sebebini sorduklarında, Nuh suresi 10, 11 ve 12. âyet-i kerimelerini okudu. Nasr suresinde Allahü teâlânın tövbeleri kabul edeceği bildirilmektedir. Şartlarına uygun yapılan tövbeyi muhakkak kabul eder.